Giriş | Kayıt Ol
Kullanıcı Adı :

Şifre :


GİT
 

  Ara Arşiv

Etkinlik Ajandası

<- Eylül 2014 ->
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30

Anket


 
Ana Sayfa > > Seminer Notları
Sivil Toplum Kuruluşları ve Uluslararası İlişki Geliştirme

SİVİL TOPLUM DERGİSİ
YIL : 1 SAYI : 1 / OCAK -ŞUBAT - MART 2003
Bu yazı 16 Kasım 2002 tarihinde EDAM merkezinde yapılan “STK’lara Uluslararası İmkanlar” seminerinin özetidir. Sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin katılmış olduğu seminerde öncelikle, sivil toplum kuruluşlarının uluslararası ortama açılmalarının mantığı ve sebepleri verildikten sonra sistematik bir şekilde bu yolda izlenmesi gereken stratejiler anlatılmıştır.
 
 
Bu yazı 34749 defa okunmuştur.

Sivil Toplum Örgütlerinin kendi alanlarında açılımcı olmaları ve bir gelişim düzeyine ulaşmaları için yurt dışından kendi alanlarıyla ilgili kuruluşlarla işbirliği geliştirmeleri artık bir zorunluluktur. Zira her olayın ve olgunun artık küresel etkilerinin de olduğunu göz önüne alacak olursak bunun anlamı daha net bir biçimde ortaya çıkacaktır. Bu dönemden sonra kuruluşlar kendilerini milli sınırlar içine hapsederlerse etkilerini, ufuklarını ve etkinliklerini azaltmış olurlar. Bu sebeple Türki-yede STK’ların uluslararası ortamda işbirliği geliştirmenin imkanlarını ve de kısıtlarını çok iyi kavramış olması gerekmektedir ve bu da daha çok kendi sistemlerinin işleyişi ile ilişkilidir. Bu noktadan hareketle şöyle bir tanım geliştirilebilir: STK’lar kendi kimlik, kişilik ve etkinliklerini ne kadar net tanımlarlarsa sonunda hem yurt dışında hem de yurt içinde başka kurumlarla işbirliği imkanı yakalamaları ve etkin birliktelikler geliştirmeleri o kadar kolay olabilecektir.

Çalışmalarına yurt dışından bir ortak bulmanın veya işbirliği yapabilecekleri bir kuruluşla çalışmanın STK’lar için birçok faydalarından bilgi, belge ve birikim paylaşımı en öne çıkanlarıdır. Yine değişik etkinlikleri yurt dışı STK’lar ile gerçekleştirmek hem prestij hem de etki olarak kuruma çok faydalı olacaktır. Çünkü STK’lar İşbirliği yapılan kurum ve kuruluş aracılığıyla yurt dışına daha rahat açılabilir ve kendilerini daha rahat kabullendirebilirler. Bazen de yurt dışı STK’ların Türkiye’de yapmak istedikleri birtakım faaliyetleri, Türk STK’larının kendi faaliyet ağı dahilinde gerçekleştirmeleri mümkün olabilir. Böylece gerçekleştirmek istenilen faaliyetler de daha rahat ve imaj sağlayıcı şekilde yapılabilir.

Kendini Tanımak: Kamuoyunda yaygın bir çekince olarak zihinleri kurcalayan yurt dışı bağlantısının, kuruluşu kendi amaçlarından uzaklaştıracağı kanısını bertaraf etmek aslında kuruluşların kendilerini nasıl tanımladıklarıyla (ya da tanımlayamadıklarıyla) yakından ilgilidir. Eğer bir STK kendini doğru bir şekilde tanımlıyor, amaçlarını ve önceliklerini kesin/net bir şekilde belirleyebiliyorsa, bu kurdukları ilişkilerin sınırlarını zaten kendiliğinden belirleyecektir. Türkiye’de STK’ların karşılaştıkları en büyük problem kendilerine dairdir.

Birçok enstitü, akademi, araştırma merkezi ya da uluslararası STK bir kuruluşa gerekli olan bilgi ve birikimi bir işbirliği ağı dahilinde sağlayabilir ve böylece kuruluşların kendi kendine yeterliliğini ve kendini güçlendirmesini sağlar. Yalnız bütün bu olguların bir avantaj olarak meydana çıkabilmesi için kurumun ilişkilerde etkin ve belirleyici olması, kiminle ne için ve nasıl ilişkiye geçebileceğini çok iyi tespit etmiş olması ve de ilişkinin gerektirdiği karşıdan beklediği desteği aynı zamanda karşı tarafın ihtiyacı olduğunda onlara vermeye de hazır olması gerekmektedir. Bu da ilişkileri karşılıklı ahlaki yükümlülükler üzerine bina etme gereğinin en önemli göstergesidir.

Karşı Tarafı Tanımak: STK’ların yukarıda belirtilen kendilerine koymuş oldukları kısıtlar sebebiyle her kuruluşla ilişkiye geçmeleri mümkün değildir. Dolayısıyla en basit bir iletişimde olma durumunda dahi karşı tarafın önceliklerini, amaçlarını ve çalışma usullerini bilmek yurt dışı ilişki geliştirecek bir STK için çok önemlidir. Karşı tarafı tanımanın en iyi yolu ilişki geliştirmeden ve işbirliği teklif etmeden önce araya belirli bir zaman koyarak işbirliğine geçilecek kuruluşu araştırmaktır.

Uluslararası alanda hareket etmek çoğu kez daha dikkatli olmayı gerektirir. Bir kuruluşun yurtdışına açılmasını ilişki kurma, sürdürme, işbirliği kurma ve ortak çalışmalar yapmak gibi farklı aşamalar ve durumlar olarak tanımlarsak kimlerle ilişki kurulabileceği de açığa çıkmış olur. Kuruluşun bütün bu çalışmalara başlamadan önce mutlaka kendi içerisinde birtakım sorulara cevap bulmuş olması gerekir. Bunların başında da ilişki kurulmak için seçilen kurumların ne getireceği, ne götüreceği soruları çerçevesinde fayda-zarar analizinin yapılmış olması, bu ilişki olmazsa kurumun ne kaybedeceğinin ya da olursa ne kazanacağı nın iyi hesaplanmış olması, seçilen kuruluşların ilişki kurmaktaki beklentilerinin biliniyor olması gelmektedir. Zira bu sorulara verilen cevaplar ilişkilerin yönünü, vadesini ve de kurum için anlamını belirleyecektir ve dolayısıyla kimlerle ilişki kurulacağı da belirlenmiş olacaktır.

Alanı Belirlemek: STK’lar, yurt dışında sivil toplum kuruluşları (NGO), devletler arası örgütler (IGO), çeşitli üniversitelerin ve diğer bağımsız kuruluşların sivil toplum, sosyal çalışma, gönüllü çalışmaları, yardımlaşma, sosyal sermaye, üçüncü sektör gibi konularla ilgili çalışmalar yapan enstitüleri, akademileri, araştırma merkezleri ile ilişki geliştirebilirler. Bir kuruluş yurt dışında hangi alanda (STK gelişimi ile ilgili akademiler ve enstitüler, kurumsal işbirliği için STK’lar, yardım ve fon bulmak için devletler arası kuruluşlar) ilişki geliştireceğine karar verdikten sonra alanla ilgili yapılabilecek en geniş kurumsal taramaları yaparak ve muhtemel kuruluşları azami derecede tanıyarak bir işbirliği sistemi geliştirilebilmelidir. Bunun için profesyonel bir biçimde bilgi takip ve birikim sistemi geliştirilmeli ve dış ilişkiler biriminin profesyonel çalışan bir birim olmasına özen gösterilmelidir.

Dolayısıyla işe başlamadan önce her kuruluşun kendi alanında çalışan STK/NGO’ları, akademik merkezleri tespit etmesi gerekmektedir. Daha sonra kademeli olarak bir ilişki kurma sistemi geliştirmesi gerekir. Bir kuruluşun kendi alanında uluslararası düzeyde çalışan kuruluşları bilmesi ve onların çalışma sistemi ve faaliyetleri hakkında bilgi sahibi olması kuruluşun kurumsal gelişimi açısından son derece önemlidir. İşbirliği yapılacak kuruluşların tespitinde en sağlıklı yol sürekli etkinlik ve faaliyet ağını aktif tutmaktır. Her türlü tanıtım faaliyetlerine ağırlık vermek ve yapılan işlerin modellemesini yapmak uluslararası alanda bir kimlik sahibi olmayı sağlayarak, kuruluşun tanınırlığına katkı sağlar ve ilişki kurmayı kolaylaştırır.

Yurtdışı İlişki İçin İşlem Basamakları

• Kendi alanını ve bu alanda uluslararası bağlarla gerçekleştirebilecekleri faaliyetleri çok iyi belirleyip bir hedef – vizyon analizi sistemi geliştirmek.

• Yapacağı işbirliğinin kendi felsefesiyle nasıl bir ilişkisi olduğunu tespit etmek ve oluşabilecek muhtemel sorunları önceden tespit ederek bunların çözüm sistemini geliştirmek.

• Bu işbirliği sürecinde karşıdaki kuruluşa kendisinin ne verebileceğini ve ne tür bir kazanım sağlayabileceğini belirlemesi.

• Yapacağı faaliyetlere uygun bağlantıları tespit ederek ne tür bir birlikteliğin geliştirilebileceğini ortaya koymak.

• Kurulan ilişkiden çıkacak olumlu sonuçları kurum lehine uzun vadeli yapılanmalara dönüştürmek için gerekli sistematiği önceden oluşturmak.


Ana Sayfa  |  S.S.S  |  Site Haritası  |  Kullanım Şartları  |  İletişim
Copyright © Edam, 2006. Tüm Hakları Saklıdır.